İnfaz Paketi İtirazı: Kadınlar ve Çocuklar İçin Güvensizlik Ortamı Yaratacak

Evrim Kepenek
Facebook Twitter Google

Meclis’e gelecek ve üzerinde tartışılan taslak İnfaz Paketi’ne özellikle kadınlardan yoğun tepki var. Metne göre cinsel suçlar ve uyuşturucu ticareti suçlarındaki 4’te 3’lük salıverilme oranı da 3’te 2’ye indiriliyor.  Yani, cinsel suçlar ve uyuşturucu ticareti suçlarında uygulanan koşullu salıverme oranı yüzde 75’den yüzde 67’ye indiriliyor. Bu da birçok cinsel saldırı failinin ve kadına yönelik şiddet suçu işleyenlerin serbest bırakılacağı anlamına geliyor.

Mor Çatı avukatı Ceren Akkaya ve Kadın Cinayetleri Platoformu avukatlarından Tuba Torun, infaz paketini bianet’e değerlendirdi.

Akkaya: Devlet affediyorum mesajı veremez

“Hükümet birkaç yıldır, ısrarlı bir biçimde cinsel saldırı ve özellikle çocukların cinsel istismarı suçlarında af ve indirim düzenlemesi yapmak için sürekli girişimlerde bulunuyor ancak kadın örgütlerinin ve kamuoyunun yoğun itirazları ile bu fikrini geri çekiyor, daha doğrusu beklemeye alıyor.

“İlk fırsatta da bu düşüncesini cebinden yeniden çıkarıyor. Bu sefer de Korona virüs bahanesi ile aynı konu gündeme gelmiş oldu. Korona virüs sebebiyle cezaevlerindeki tutuklu ve mahkûmların güvenliğini sağlamak üzere ivedi bir şekilde infaz düzenlemesinin yapılacağı söylenince kadın örgütleri olarak açıkçası tetikte bekliyorduk, çünkü uzun süredir ne yapılmak istendiğini çok iyi biliyoruz.

“Günlerdir basından pakette cinsel suçlara ilişkin bir infaz erteleme ve affının olmayacağını okuyorduk ancak dün gece öğrendik ki cinsel suçlar da taslak paketin içindeymiş meğer. Hiç şaşırmamakla birlikte bunu kabul etmediğimizi tekrar tekrar söylemek istiyorum. Birçok kadın ve çocuk için bu inanılmaz bir güvensizlik ortamı yaratacaktır.

‘Güvensizlik ortamı büyüyecek’

“Devlet özellikle çocuklara ‘Size yapılanı affediyorum, hoş görüyorum’ mesajı veremez, vermemelidir. Siyasi tutuklu/hükümlüler için bir indirim/af öngörmezken devlet ısrarla kadınlara ve çocuklara uygulanan cinsel şiddeti “affetme” iradesi gösteriyor.

“Fiziksel veya cinsel şiddet faili birçok erkek korona virüs güvenlik bahanesiyle dışarı çıkacak ve kadınların çocukların hayatında korona virüsten çok daha büyük bir tehlike yaratacak. Mağduru kadın ve çocuk olan cinsel şiddet dâhil tüm şiddet suçlarında hiçbir indirim/af yapılmamalıdır.

“Bu taslak yasalaşırsa hiçbir güvenlik ihtiyacını karşılamayacak, aksine güvensizlik ortamını büyütecektir. Tüm milletvekillerini bu düzenlemeye itiraz etmek üzere göreve çağırıyoruz, kadına ve çocuğa yönelik cinsel şiddet suçlarında af da indirim de olmaz!”

Torun: Mağdurların travmalarını tetikeyecek

“İnfaz değişikliği paketini inceledik. Ne yazık ki dev bir düş kırıklığı içindeyiz. Son derece eril bir paket olduğunu baştan söylemek lazım. Bilhassa kadın mücadelesi içerisindekiler olarak daima şunu söyledik: Şiddetin bahanesi yoktur! Dolayısıyla affı da olamaz. Bizler, en geniş haliyle, mağduru kadın ve çocuk olan şiddet suçlarında indirim yapılamaz derken, tasarı cinsel dokunulmazlığa yönelik suçlara indirim getirmiş.

‘Fırsatçı bir yaklaşım’

“Mağdurların travmalarını dahi tetikleyecek cinsten bir vurdumduymazlık bu. Sesimizi hiç duymamayı, onca uyarıyı yok saymayı tercih etmişler. Bu paketle, şiddet faillerine cezasızlık algısını bir kez daha salmış oldular ortalığa.

“Bununla birlikte; çocuklar, çocuklu kadınlar, gazeteciler ve siyasi tutuklular derhal tahliye edilsin dedik, buna ilişkin düzenleme de yok. Koronavirüs sebebiyle tedbiren bile yok. İktidarın, yoğun salgın hastalık gündeminde fırsatçı bir yaklaşımla bu eksik ve tehlikeli değişiklikleri ne yazık ki gerçekleştirmeye çalıştığı açık maalesef.”