Trans kadın Niler: Gücümüzün farkında değiliz

Evrim Kepenek
Facebook Twitter Google

“Açık kimlikli bir trans kadın olarak tarih yazıyordum ancak belediyeye gelince ben, eski bir seks işçisiydim. Çünkü trans kadın olarak normal çalışmak bir hayaldi ve ben hayatım boyu seks işçiliğini sevmemiştim. Ama yapmak zorundaydım ve aynı zamanda da normal bir iş için mücadele ediyordum…”

Hayatını “normal” kadınlar gibi yaşamayı hayal eden isim bu kez Niler Albayrak.

Niler, Türkiye’deki açık trans kadın kimliği ile bir belediyede çalışan ilk trans kadın olma yönüyle de kamuoyunca tanınıyor.

TIKLAYIN – Çiğdem Toker: Savunma sporu öğrenmiş olmayı isterdim

TIKLAYIN – Kadıgil: Meclis, hali vakti yerinde yaşlı erkekler kulübü

TIKLAYIN – Ayşe Acar-Başaran: En etkili öz savunma örgütlü mücadele

Avcılar Belediyesi’nde şoför olarak çalışan Niler, çocukluktan itibaren fiziksel ve sözlü şiddete maruz kaldığını belirtiyor ve şiddetsiz bir dünyanın hayalini kuruyor.

“Fiziksel şiddete uğruyordum fakat söyleyemiyordum”

Siz kendinizdeki cinsel yönelimi ne zaman fark ettiniz?

Ben kendimdeki değişimi çocukken fark etmiştim, daha ilkokulda iken kendimi kadın gibi hissediyordum. Televizyonda hep erkekler ilgimi çekiyordu, sevgili olarak.

Evde ailemden kimse yokken kız kardeşimin elbiselerini giyerdim. Okulda tuhaf hareketlerimden dolayı, başkalarının deyimi ile kadınsı hareketlerimden dolayı ilgi çekerdim. Hatta arada laf atarlardı işte “kız gibisin neden böylesin?” gibi.

Detaylandırır mısınız? 

Bazen fiziksel şiddet de oluyordu ama ailem duymasın diye okulda şikâyet edemiyordum. Mahallemde de benzer şeyler yaşıyordum; işte bakışlar gülüşmeler laf sokmalar….

Hayatımda ilk defa 1990’lı yıllarda ailemden ayrıldığımda aslında bir nevi kaçtığımda Taksim’e geldim.

Siyasetle o dönem mi tanıştınız?

O zamanın Tarlabaşı Salkımsaçak Sokağı’na geldim ve aynı gece kadın gibi giyindim çok tuhaftı. Hissettiğim bedeni sanki üstümde her zamanki gibiymiş gibi hissettim sonra devamı geldi.

Ama o dönemler yaşam şartları çok daha zordu sokaklarda gezemiyor sürekli dayak yiyor polisler sürekli gözaltı yapıyordu ve bunlar beni daha çok kamçılıyor hak savunulucuğuna yöneltiyordu.

Zamanla kendimi siyasetin içinde buldum Türkiye’de ilk defa CHP çatısı altında mahalle delegesi sonra ilçe yöneticisi daha sonra İstanbul İl Kadın Kolları delegesi oldum.

Açık kimlikli bir trans kadın olarak tarih yazıyordum ancak belediyeye gelince ben eski bir seks işçisiydim.

Çünkü trans kadın olarak normal çalışmak bir hayaldi ve ben hayatım boyu seks işçiliğini sevmemiştim ama yapmak zorundaydım ve aynı zamanda da normal bir iş için mücadele ediyordum.

Nasıl bir mücadele?

Toplantılarında hep seks işçiliği yapmak istemediğimi normal bir hayat sürmek istediğimi belirtiyordum.

Daha sonra yerel seçimlerde seçilen yeni belediye başkanımız sesimi duydu ve bir gün beni yanına çağırdı ve işe alınacağımı söyledi. Ben o an şok yaşadım zira Türkiye’nin ve neredeyse Avrupa’nın da tanıdığı bir açık kimlikli trans kadın işe alınacaktı.

İşlemlerim yapıldı işe başladım ve aslında normal olması gereken bir şeydi ama tüm medyanın hatta yabancı basının da dikkatini çekmişti, çok büyük ses getirmişti. Zira bir kamu kurumuydu ve ilk defa aykırı bir kimlikle kamuda çalışıyordum.

Günlük hayatında size yönelen şiddetle nasıl başa çıkıyorsunuz? 

Türkiye’de kadın olmak zorken trans kadın olmak çok daha zor.

Her alanda fiziksel ve sözlü sürekli şiddete uğruyoruz, translar, kadınlar, çocuklar… İstismara şiddete uğruyor, katlediliyor.

Hatta bu şiddet her geçen gün artarak devam ediyor. Şiddetten korunmak için yaptığım çok bir şey yok, zira ne yaparsanız yapın devlet politikasındaki boşluklardan dolayı pek bir şey elde edemiyorsunuz.

“Kadınlar olarak çok güçlüyüz”

25 Kasım’a dair mesajınız var mı?

25 Kasım’la alakalı ne diyebilirim bilemiyorum ama kadınlar aslında çok güçlüyüz.

Sadece bu gücümüzün farkına varamıyoruz hala bazı kadınlar “kocamdır sever de döver de”yi bırakabilirse bence çok daha verimli olabiliriz.

İstanbul Sözleşmesi kesinlikle uygulanmalıdır. Son olarak dilerim ayrımcılığın olmadığı herkesin özgürce yaşadığı güzel bir dünyaya sahip oluruz.

Niler Albayrak hakkında Niler kendisini şöyle anlatıyor:

05.06.1965 Bursa İnegöl Doğumluyum. İlk Okulu Melek Hatun İlkokulu’nda okudum.
Ortaokuldan sonra Cinsel Tercihimden Dolayı Ayrılmak Zorunda Kaldım.
Ailemden  baskı görmedim. Zamanla bakışlardan rahatsız oldum ailemi terk etmek zorunda bırakıldım.

Cinsel tercihim yüzünden seks  işçiliği yapmak zorunda bırakıldım ve bırakılıyorum ve de bırakılıyoruz.

Bu yüzden yıllarca mücadele ettim. Aktivizim konusunda 1990’lı yıllarda İHD İstanbul üyesi oldum.

Bu esnada birçok bar ve pavyonlarda çalıştım daha sonra 2002 yılında ameliyatla  cinsiyet değiştirdim.

Normal işlerde çalışmak  istesem de  yöntem bulamayınca mecburi  olarak seks işçiliğine devam ettim hayatim LGBTİ+ Mücadelesiyle geçti.