Blog

Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik Elkitabı’mız Raflarda

bianet gazetecilik kitaplarına bir yenisini daha ekledi: Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik Elkitabı.

Elkitabı arkadaşlarımız bianet editörleri Çiçek Tahaoğlu ve Elif Akgül‘ün ortak eseri. Kitapta “Kadınlar ve LGBTİ+l’lar ne zaman haber olur? Ne zaman haber olmaz?”, “Haber kaynaklarıyla iletişim”, “Haberde cinsiyetçilikten kaçınmak için 14 madde”, “bianet haber merkezinden deneyimler” gibi başlıklar yer alıyor.

72 sayfalık elkitabı IPS İletişim Vakfı Yayınları’ndan çıkan tüm kitaplarımız gibi Vakıf’tan yazısıyla başlıyor.

IPS İletişim Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Şahika Yüksel, Vakıf’tan mesajında “Bu kitap hayal ettiklerimizi yaşamanın bir adımı olarak gerçekleştirilmiş. Hayal etmeye ve hayallerimiz için mücadele etmeye devam edeceğiz,” diyor.

Tasarım ve uygulamasını Büşra Erinkurt’un yaptığı Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik Elkitabı, 29 Haziran Cuma günü düzenlenecek tanıtım toplantısının ardından e-kitap formatında Türkçe, Kürtçe ve İngilizce olarak “BİA Kitaplığı”nda yerini aldı. Kitabın Türkçesi, bu hafta itibarıyla Punto Dağıtım aracılığıyla kitapçı raflarında.

Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik Elkitabı’nın yayınlanmasıyla bianet gazetecilere ve gazetecilik öğrencilerine yönelik rehber niteliğinde ikinci kitabını BİA Kitaplığı‘na eklemiş oldu.

BİA Kitaplığı’nın ilk elkitabı Sevda Alankuş‘un yazdığı “Barış Gazeteciliği Elkitabı” idi.

bianet haber pratiği ve atölyelerin ürünü

Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik Elkitabı’nda IPS İletişim Vakfı Yayınları‘ndan çıkan Kadın Odaklı Habercilik‘te genel çerçevesi çizilmiş yaklaşım bianet’in ilerleyen yıllardaki habercilik pratiğiyle zenginleşti, LGBTİ+ odaklı habercilikle de genişledi.

Sevda Alankuş’un hazırladığı Kadın Odaklı Habercilik’in ilk baskısı Ekim 2007’de ve gözden geçirilmiş ikinci baskısı Aralık 2012’de çıktı.

Elkitabı, Nisan 2016-Haziran 2018 aralığında Avrupa Birliği Demokrasi ve İnsan Hakları İçin Avrupa Aracı (DİHAA) Fonu mali desteğiyle gerçekleştirilen Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik Elkitabı ve Online Kütüphanesi Projesi kapsamında yayınlanıyor.

Projenin supervizörü Sevda Alankuş, koordinatörü Öznur Subaşı idi. Projeye birlikte başladığımız Özgür Gazeteciler Cemiyeti (ÖGC) KHK ile kapatıldı. Proje dahilinde, Kaos GL ile birlikte düzenlenen İstanbul, Mersin, Bursa, İzmir, Eskişehir, Trabzon, Diyarbakır, Muğla, Edirne ve Dersim’de gerçekleştirilen atölyelerde yerel kadın ve LGBTİ örgütleri temsilcileri, gazeteciler, akademisyenler ve iletişim fakülteleri öğrencileri buluşuldu.

Ekim 2016-2017 tarihleri arasında gerçekleşen atölyelerde 269 gazeteci, sivil toplum örgütü temsilcisi ve iletişim fakültesi öğrencisi, öğretim görevlisi ile bir araya geldik. Hep olduğu gibi bu atölyeler de bir karşılıklı öğrenme süreciydi.

Alankuş: Bu rehbere her zamankinden daha çok ihtiyacımız var

BİA Eğitim Danışmanı Prof. Dr. Sevda Alankuş  kitaba yazdığı Önsöz’de atölye sürecini andıktan sonra şöyle diyor:

“Neredeyse 20 yıla yaklaşan bianet’in hak odaklı habercilik deneyiminin kazandırdıklarını bu defa da elinizdeki kitapla ve sevgili Çiçek Tahaoğlu ve Elif Akgül’ün imzalarıyla paylaşmak istedik. Çünkü, içinde bulunduğumuz kadınlara ve bütün ötekilere yönelik katlanan şiddet ortamında, adil bir barış için öncelikle toplumsal cinsiyet odaklı gazetecilik yapmaya, dolayısıyla da bir rehbere her zamankinden çok ihtiyacımız olduğunu düşünüyoruz.”

Rehberin yazarlarından Çiçek Tahaoğlu, bianet’in kadın ve LGBTİ haberleri editörlüğünü yedi yıldır yürütüyor; Elif Akgül ise bianet’in 2013’ten Haziran 2018’e kadar ifade özgürlüğü editörüydü ve Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik Atölyeleri’nin eğitmenlerinden.

Tahaoğlu: Dönüşüme katkı sunmasını umuyoruz

Çiçek Tahaoğlu rehberi şu sözlerle anlatıyor:

“Bu elkitabında aslında bianet’teki pratiğimizi yazdık. Yaygın ve alternatif medyada gördüğümüz, görmeye alıştığımız bir haber dili var. Bu dili o kadar içselleştirmişiz ki, ayrımcı ifadelerin hiç sorgulanmadan ‘haber zaten böyle yazılır’ diye düşünerek rahatlıkla kullanıldığına şahit oluyoruz. Ama toplumsal duyarlılıkların arttığı, kadın ve LGBTİ hareketlerinin mücadelesini yükselttiği, görünürleştiği bu dönem, ayrımcı medya dilinin hak odaklı ve eşitlikçi bir dile dönüştürülmesi için önemli bir fırsat. Elkitabının bu dönüşüme katkı sunmasını umuyoruz”.

Akgül: Hataları aşma çabalarımızı da anlattık

Elif Akgül ise atölye sürecindeki birikimi rehbere aktardıklarını belirtiyor:

“Bu elkitabı Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik Atölyeleri boyunca anlattıklarımız ve daha fazlası. Kitabı hazırlarken hem atölyelerde duyduğumuz sorulardan hem de geri bildirimlerden yararlandık. Ama bunun ötesinde mesleki pratiğimizde düştüğümüz hataları, bunların farkına varma yöntemlerimizi ve aşma çabalarımızı da anlattık. Bu nedenle bu elkitabıyla dilin, gazetecilik dilinin ve nihayetinde gazeteciliğin dönüşmesine katkıda bulunmasını umuyoruz.” (HK)

Yazarlar hakkında

Çiçek Tahaoğlu

Gazeteci. 2011’den beri bianet’te kadın ve LGBTİ haberleri editörü. 2009’dan 2011’e kadar AFP’de fixer ve çevirmen olarak çalıştı. Açık Radyo’da Cadı Postası programcılarındandı. 2015 Müşerref Hekimoğlu Başarı Ödülü’nü aldı. Université Marc Bloch Sosyoloji bölümü mezunu.

Elif Akgül

Gazeteci. 2013’ten Haziran 2018’e kadar bianet’te ifade özgürlüğü haberleri editörüydü. Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği kurucularından. İMC TV’de muhabir olarak çalıştı. 2017’de Metin Göktepe Özel Jüri Ödülü’nü aldı. İstanbul Bilgi Üniversitesi Sinema Televizyon bölümünden mezun oldu.

* Fotoğraflar: Murat Bayram/ bianet

 

Erkekler Haziran’da 23 Kadın Öldürdü*

bianet’in yerel ve ulusal gazetelerden, haber sitelerinden ve ajanslardan derlediği haberlere göre, erkekler Haziran’da 23 kadın, 2 çocuk, şiddet olayına müdahale eden 3 erkeği öldürdü; en az 2 kadına tecavüz etti; 13 kadını taciz etti; 12 kız çocuğuna cinsel istismarda bulundu; en az 27 kadına şiddet uyguladı.

Bu cinayet ve şiddet olaylarının yanısıra, Haziran’da;

* İki kadının cesedi bulundu.

* Suriyeli bir kız çocuğu intihar etti.

* Bir kız çocuğu intihara teşebbüs etti.

Erkekler 2018’in altı ayında en az 120 kadın ve yedi çocuk öldürdü; 32 kadına tecavüz etti; 102 kadını taciz etti; 325 kadına zorla seks işçiliği yaptırdı; 189 kız çocuğuna cinsel istismarda bulundu; 212 kadını yaraladı.

Cinayet

Erkekler Haziran’da 23 kadın, 2 çocuk, şiddet olayına müdahale eden 3 erkeği öldürdü. Cinayetlerin yüzde 13’ü sokak ve park gibi kamusal alanlarda gerçekleşti.

Öldürülen 23 kadından 3’ü Suriye’deki savaştan kaçıp Türkiye’ye yerleşen mültecilerdi.

Kadınların yüzde 48’i boşanmak/ayrılmak istedikleri ya da birliktelik/barışma teklifini kabul etmedikleri için öldürüldü.

Cinayetlerin yüzde 17’si kadınların kolluk kuvvetlerine ve savcılıklara yaptıkları başvurulara rağmen işlendi.

Haziran’da 23 kadın katilinden ikisi profesyonel asker, biri polis memuru, biri ise özel güvenlik görevlisiydi; cinayetlerin üçü erkeklerin beylik tabancasıyla işlendi.

Öldürülen kadınlardan üçü ise erken yaşta zorla evlendirilmişti; biri 21, biri 19, biri ise 18 yaşında kocaları tarafından öldürüldü.

Kadınların yüzde 65’ini kocaları öldürdü; bu kadınların yüzde 25’i dini nikahla evliydi.

12 kadını resmi nikahlı kocaları, 3 kadını dini nikahlı kocaları, 3 kadını sevgilileri, iki kadını eski kocaları, bir kadını kızının ayrılmak istediği sevgilisi, birini damadı, birini ise onunla evlenmek isteyen bir akrabası öldürdü.

Kadınların yüzde 48’i ateşli silahlarla, yüzde 39’u bıçakla öldürüldü.

Erkekler dokuz kadını bıçakla, yedisini tabancayla, dördünü tüfekle, ikisini boğarak, birini kabloyla boğarak öldürdü.

Cinayetlerin ardından altı katil intihar etti; ikisi intihara teşebbüs etti. İki katil ise polise teslim oldu.

Haziran’da kadın cinayeti haberlerinin geldiği iller Adana (1), Antalya (2), Antep (2), Bursa (1), Denizli (1), Diyarbakır (2), Edirne (2), Iğdır (1), İstanbul (3), İzmir (1), Kırıkkale (1), Kırklareli (1), Kocaeli (1), Konya (1), Manisa (1), Muğla (1), Nevşehir (1).

Tecavüz

Haziran’da iki kadına yönelik tecavüz olayları medyaya yansıdı.  Tecavüze maruz bırakılan iki kadın da engelliydi.

Hukuki süreç

Faillerden biri kadınla aynı mahallede oturan bir erkekti; diğer kadına tecavüz eden iki failin kadınla tanışıklıkları haberlere yansımadı.

3 tecavüzcüden ikisi tutuklandı, biri ile ilgili hukuki süreç haberlerde yer almadı.

Seks işçiliğine zorlama

Haziran’da 45 kadın seks işçiliği yapmaya zorlandı.

Kadınların yüzde 53’ü Türkiye vatandaşı değildi.

Hukuki süreç

İstanbul, Antalya ve Muğla’da biri kadın, 52’si erkek, toplam 53 fail gözaltına alındı.

Gözaltına alınanlardan 22’si tutuklandı. Diğer 21 kişi hakkındaki hukuki süreç haberlere yansımadı.

Taciz

Haziran’da medyaya en az 13 kadına yönelik cinsel taciz vakaları yansıdı.

Tacizcilerin tamamına yakınını kadınların tanımadıkları erkekler oluşturdu.

Kadınların yüzde 38’i teşhirciliğe, yüzde 15’i dijital tacize maruz kaldı.

Taciz olaylarının yüzde 15’i toplu taşıma araçlarında, yüzde 23’ü umumi tuvaletlerde yaşandı.

Tacizcilerden ikisinin daha önce de taciz ve teşhircilik gibi suçlardan kaydı vardı.

Hukuki süreç

15 failden sadece ikisi taciz nedeniyle tutuklandı. Bir tacizci, olaya müdahale eden birini bıçakladığı için tutuklandı. Biri daha önce de tacizden kaydı olan iki tacizci hakkında hiçbir işlem yapılmadı. Biri ifadesi alınıp serbest bırakıldı, üç tacizci adli kontrolle serbest bırakıldı. Dört tacizcinin gözaltına alınmasının ardından gerçekleşen süreç haberlere yansımadı. İki tacizcinin ise kaçtığı bilgisi haberlerde yer aldı.

Çocuk istismarı

Haziran’da 72 erkek, 12 kız çocuğuna cinsel istismarda bulundu.

İki kız çocuğu, istismar sonucu hamile kaldı.

Çocukların ikisini akrabaları, ikisini komşuları, birini ablasının kocası, birini arkadaşının akrabası, birini sevgilisi, birini üvey babası istismar etti.

Bir fail çocuğun cinsel istismarından hüküm giymiş, 2013’te denetimli serbestlikle tahliye olmuştu.

Hukuki süreç

72 failden 12’si tutuklandı. 16 fail adli kontrolle serbest bırakıldı. 44 failin ise sadece gözaltına alındığı bilgisi haberlere yansıdı.

Üç kız çocuğunun istismara uğradığı, anneleriyle konuşmaları sonucu ortaya çıktı. Bir vaka öğretmenlerin çocuğun davranışlarından şüphelenmesiyle ortaya çıktı. İki kız çocuğunun ise hastanede hamile oldukları ortaya çıktı.

Şiddet

Erkekler Haziran’da 27 kadına şiddet uyguladı. En az beş kadın ağıryaralandı. Bir trans kadın sokakta linç girişimine maruz kaldı.

Şiddete maruz kalan kadınların ikisi mülteciydi.

Kadınların yüzde 15’i ayrılmak/boşanmak istedikleri için şiddet gördü. Kadınların yüzde 11’i koruma tedbir kararlarına rağmen şiddete maruz kaldı.

Şiddet olaylarının yüzde 37’si kamusal alanlarda yaşandı. Boşanma davası açan karısını, adliye önünde aracıyla ezmeye çalışan bir erkek, ifadesi alınıp serbest bırakıldı.

Kadınların yüzde 55,5’i kocalarından şiddet gördü:

14 kadına resmi nikahlı kocası, birine dini nikahlı kocası, birine eski kocası, üçüne sevgilisi, ikisine işyerinden tanıdığı erkekler, birine damadı, üçüne oğlu, birine aracına bindiği taksici, birine tanımadığı bir erkek şiddet uyguladı.

Kadınların yüzde 44’ü ağır şiddete maruz kaldı:

Erkekler dört kadının üzerine araç sürerek yaraladı, bir kadını baltayla, birini bıçakla, birini boğarak, ikisini cisimle darp ederek, 12’sini darp ederek, birini işkenceyle, birini tabancayla, birini tuz ruhuyla yaraladı. Bir taksici, aracına binen kadının eşyalarını yere atıp sözlü şiddet uyguladı. Bir erkek, karısını rehin aldı, balkondan atlayarak kaçan kadının beli kırıldı. Bir erkek ise karısını rehin alarak, kadının dükkanını kundakladı.

Hukuki süreç

26 failden sadece beşi kadınlara uyguladıkları şiddet nedeniyle tutuklandı. Bir fail, şiddeti engellemeye çalışan bir akrabasını öldürdüğü için tutuklandı. Bir fail, şiddet uyguladığı kadın tarafından, bir fail ise şiddet uyguladığı kadının oğlu tarafından öldürüldü.

Bir fail adli kontrolle serbest bırakıldı. İki saldırgan ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı. Kadın yolcusuna şiddet uygulayan bir taksicinin şoförlük lisansı iptal edildi. Bir trans kadına yönelik linç girişiminde “saldırganların bir kısmının yakalandığı” belirtildi ancak detay verilmedi.

12 faille ilgili hukuki süreç ise haberlerde yer almadı.

(ÇT)

Açıklama: bianet’in erkek şiddeti çetelesinde sadece erkek şiddeti sonucu hayatını kaybeden kadınlara yer veriyoruz. Toplumsal cinsiyet temelli olmayan şiddet vakalarını ve cinayetleri çeteleye almıyoruz.

Faili henüz belirlenememiş kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerini sene boyunca aylık çetelelere not ediyoruz ancak başlıktaki sayıya eklemiyoruz. Sene sonunda, çetelelerde yer alan bu faili belirlenememiş cinayetler ve şüpheli ölümlerin akıbetini araştırarak, zaman içinde aydınlatılan vakaları eğer toplumsal cinsiyet temelli ise çeteleye ekliyoruz.

Ruhsal bozuklukları olan kişilerin işledikleri cinayetleri de çeteleye almıyoruz(Şizofreni hastalarının işlediği cinayetler gibi).

İntihar ve intihara teşebbüs vakalarını sadece kadın geçmişinde şiddet/ sistematik şiddete maruz kaldıysa çeteleye dahil ediyoruz. Bu intihar vakalarına ayrı bir kategoride yer veriyoruz ve başlığa taşıdığımız sayıya dahil etmiyoruz.

Ayrıca kadının doğrudan hedef olmadığı toplu cinayet haberlerini de, eğer tartışmaya sebep olan konu toplumsal cinsiyet temelli değilse çeteleye dahil etmiyoruz.

[Örneğin 11 Haziran 2017’de medya taramamıza düşen şu vakayı çeteleye dahil etmedik:

* Konya’da hayvancılık yapan A.K. (27), akrabaları Bekir Kıran (80), Mustafa Tokat (80), Meryem Tokat (79), Hamit Tokat (51) ve Mehmet Tokat’ı (64) pompalı tüfekle öldürdü. Erkek cinayetlerden sonra evine dönerken yakalandı. A.K.’nin şizofren olduğu, kalp krizinden hayatını kaybeden babasının ölümünden köydekileri sorumlu tuttuğu belirtildi.]

**

Çetelelerde yer alan meslek grupları, sadece şiddet olayının meslekle bağlantılı olduğu durumları kapsamaktadır. Örneğin “tecavüzcülerin yüzde x’si şofördü” cümlesi, kadınların ulaşım için bindikleri aracın şoförü tarafından tecavüze uğradığını anlatmaktadır.

Çiçek Tahaoğlu

Université Marc Bloch’da sosyoloji bölümünden mezun oldu. 2009’dan 2011’e kadar AFP’de fixer ve çevirmen olarak çalıştı. Gazeteci Burcu Karakaş ile Açık Radyo’da Cadı Postası programını yaptı. 2015 Müşerref Hekimoğlu Başarı Ödülü’nü aldı. 2011’den beri bianet’te kadın ve LGBTİ haberleri editörü olarak çalışıyor.

*Kaynak: bianet.org

Kadınlar Olmadan Asla!

Amerikan Atlantik dergisi yazarlarından bilim, teknoloji, enformasyon sistemleri ve internet kültürü konularında uzman Adrienne LaFrance, 2013 yılında bir bilgisayar mühendisinin yardımıyla, o güne dek yaztığı 136 haberi taramış ve bu haberlerde görüşlerine yer verdiği 2075 kişi arasında kadınların oranının %25 olduğunu görmüştü. LaFrance aynı taramayı 2015’te yaptığında oranın %22’ye gerilediğini fark ederek, haberlerinde kadın uzmanlara daha fazla yer vermek için özen göstereceğini açıklamıştı.

Son dönemde, özellikle de müptezel Hollywood yapımcısı Harvey Weinstein’ın taciz ve tecavüzlerinin ifşasıyla başlayan #MeToo (Sen de) kampanyası ertesinde, kadınların sesini medyada daha fazla duyulur hale getirmek için birbiri ardına inisiyatifler açıklanıyor. Hafta başında (14 Mayıs 2018) Brookings Ensititüsü kadın teknoloji uzmanlarının yer aldığı bir veritabanının açılışını yaptı.

Yazılarında toplumsal cinsiyet dengesine dikkat eden New York Times gazetesi köşeyazarı David Leonhardt da ekonomi, siyaset, ulusal güvenlik ve diğer pek çok alanda kadın uzmanların isimlerinin yer aldığı listeler yaparak Twitter’da herkesin kullanımına açmış:

Leonhardt yazısında  dışpolitika, siyaset bilimi ve sinir bilimi alanında kadın uzmanların isimlerinin yer aldığı veritabanı açık kaynaklarını da listelemiş.

#SırfErkekPanellereSon

Bir de sırf erkek paneller meselesi var: Amerikan Gender Avenger adlı internet sitesi televizyonlarda ve konferanslarda konuşmacı olarak davetliler arasında toplumsal cinsiyet dengesi istatistiklerini tutuyor.  Ekonomist Owen Barder’ın başlattığı, “En az iki kişinin katılımcı olduğu bir panelde, katılımcıların en az birinin kadın olmaması hâlinde, panelde yer almayacağım” diyen imza kampanyasını şimdiye dek tüm dünyadan çeşitli alanlarda söz sahibi olan 2000 civarında erkek imzalamış.

Tumblr’daki  (http://allmalepanels.tumblr.com), kamuya açık panellerdeki erkek egemen vaziyeti ti’ye alan “sırf erkek paneller/all-male panels”  (http://allmalepanels.tumblr.com) adlı blog ise Türkiye’de de epey takipçi bulmuştu. Nitekim toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesi veren çok sayıda kadın örgütü Twitter’da #sırferkekpanel etiketi ile takip edebileceğiniz kampanyalar yürütüyor.

 

Yeditepe Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü’nde yardımcı doçent Barış Gençer Baykan da sosyal medyada duyurusu yapılan panel, konferans, seminer ve sempozyum gibi etkinliklerde katılımcıların tamamının erkek olması halinde, düzenleyenlere bunun nedenini soruyor. Baykan’ın bir de çağrısı var: “Karşılaştığınız kadınsız etknlikleri yesilgundem@gmail.com adresine iletirseniz listeye ekleyebilirim.”

 

 

Çocuk Kitaplarında Cinsiyetçilik

Ayrımcı dilin ve toplumsal rollerin benimsenmesinde ya da kırılmasında kitaplar ne denli etkili? Kimi yayınevleri kız ve erkek çocuklarını ayrı birer ‘pazar’ olarak mı görüyor? Nitelikli hikâyelerin ölçütleri neler? Yazar, editör ve ebeveynlerle konuştuk. Konunun esas muhataplarını da atlamadık: 7 kentte yaşayan 90 çocuğun kitap karakterlerine nasıl baktığını öğrenmeye çalıştık.

Gazeteci Melis Alphan: “Türkiye’de erkek her alanda kollanıyor”

Euronews Türkçe, kadın hakları savunucusu ve gazeteci Melis Alphan’la toplumsal cinsiyet eşitliği açısından Türkiye’deki durumu, #MeToo hareketinin Türkiye’de neden çok ses getirmediğini ve cinsiyet eşitsizliğinin önüne nasıl geçilebileceğini konuşmuş. Kadın mücadelesinin Türkiye’deki en başarılı hak mücadelesi olduğunu söyleyen Alphan, Türkiye’de erkeğin her alanda kollandığını söylüyor ve medyayı da oynadığı rol açısından eleştiriyor.

El Pais gazetesinin ilk “toplumsal cinsiyet muhabiri” göreve başladı

İspanya’da yayınlanan El Pais gazetesi ilk “toplumsal cinsiyet” muhabirini işe aldı. Gazete bu kararı, Hollywood yapımcısı Harvey Weinstein’in cisnel taciz ve tecavüzlerinin ifşası ile başlayan #MeToo (Ben De) hareketinin etkisinde ve ülke çapında kadınların hakları için düzenlediği protestolar ardından, kadın çalışanlarının mücadalesi sonunda aldığını duyurdu.

Diktatör Franco’nun ölümünden sonra 42 yıl önce, ülkenin demokrasiye geçiş sürecinde kurulan El Pais, toplumsal cinsiyet odaklı hak haberciliği yapacak olan yeni muhabir kadrosunu duyururken,  “kadınların toplumdaki yeni rollerine” daha fazla dikkat etmek gerektiğini ve amaçlarının “kadınlar hakkında daha fazla haber yapmaktan ziyade haberlere kadınları daha fazla dahil etmeyi” hedeflediklerini yazdı.

Bu yıl 8 Mart kadınlar gününde İspanya’da 5 milyondan fazla çalışan, ülkenin ilk “Feminist grevi”nde iş bırakıp cinsel ayrımcılığı, aile içi şiddeti ve maaş adaletsizliğini protesto etmişti.

Nisan ayı sonunda da, Pamplona’daki boğa güreşi festivali sırasında bir gençkıza tecavüz eden 5 erkeğin tecavüzden değil de cezası daha az olan cinsel tacizden hüküm giymesini ülke çapında onbinlerce kadın protesto etmişti.

El Pais, “8 Mart’taki greve çok büyük katılımın olması, Pamplona’daki vakaya yönelik protestolar ve #MeToo hareketine katılıp #Anlat(#Cuéntalo) etiketiyle sosyal medyada başlarına gelen cinsel taciz olaylarını ifşa eden kadınların yarattığı deprem, 21. yüzyılda feminizmin geldiği noktayı fark etmemizi sağladı” diye yazmış.

Gazetenin ilk “toplumsal cinsiyet eşitliği” muhabiri Pilar Alvarez, “toplumsal cinsiyet eşitliği sadece kadınların meselesi değil, erkekleri de ilgilendiriyor ve ben de kadınlar gibi erkeklerin de nasıl değiştiğini anlamaya çalışacağım” diyor. Gazete haberlerde de, diğer tüm bölümlerde de kadın ve erkekleri bundan böyle daha dengeli ve daha adil temsil etmeyi vaat ediyor. Geçen Ekim’de New York Times gazetesi de bir “toplumsal cinsiyet editörü”nün işe başladığını duyurmuş, Washington Post ise toplumsal cinsiyet konusuna odaklanacak bir köşe yazarı için ilan vermişti.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Bianet’te Toplu Sözleşmeyle Garanti Altında

Türkiye’de ilk kez bir haber sitesinde imzalanan toplu iş sözleşmesi ile çalışanların özlük hakları, editoryel bağımsızlık ve toplumsal cinsiyet eşitliği garanti altına alındı. Bianet’in bünyesinde faaliyet gösterdiği İPS İletişim Vakfı 2016 yılında Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) ile toplu sözleşme imzalarken toplumsal cinsiyet eşitliğine özel bir başlık açtı.

Sözleşme ile IPS Vakfı çalışanlarının garanti altına alınan hakları arasında toplumsal cinsiyet eşitliği bağlamında şu maddeler yer alıyor:

*  İşveren, kadın ve LGBTİ çalışanların tüm çalışanlarla eşit fırsatlara sahip olması, işyerinin karar mekanizmalarında, tüm çalışma alanlarında ve yayında eşit derecede temsil edilmesi için çaba sarf eder, bunun için pozitif ayrımcı tedbirler alacak.

* LGBTİ çalışanların işe alım sürecinde ve çalıştıkları süre boyunca ve zorunlu işten çıkarma durumlarında, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliklerinden ötürü ayrımcılığa uğramamaları için her türlü önlem işveren tarafından alınacak.

* 8 Mart’ta kadın çalışanlar ücretli izinli sayılacak, izinli olmasına rağmen çalışan kadınlaraysa bir günlük ücret daha ödenecek. Kadınlar, talep etmeleri durumunda regl dönemlerinde de izinli sayılacak.

* TİS ile kadın ve LGBTİ çalışanlara dönük fiziksel, psikolojik, sözel, cinsel her türlü taciz, şiddet ve mobbing, disiplin suçu olarak değerlendiriliyor. Şikayetlerde kadın ve LGBTİ çalışanların beyanları esas alınıp, karşı taraf aksini ispat etmekle yükümlü hale geldi.

* Ayrıca, bu şikayetleri değerlendirmek üzere üç kişilik heyet oluşturulacak. Heyet üyelerinden biri işveren, biri TGS Kadın Komisyonu tarafından berlilenecek, biri de feminist kadın örgütü ya da feminist bir aktivistten oluşacak.

 

İspanya Devlet Televizyonunda Kadınlar Siyasi Baskılara Karşı Eylem Başlattı

İspanya devlet televizyonu RTVE (Radio Televisión Española) için çalışan kadın gazeteciler isyanda. Hükümetin siyasi baskılarını, kadın oldukları için maruz kaldıkları ayrımcılığı ve ücret eşitsizliğini protesto etmek için, her Cuma kelimenin gerçek anlamıyla karalar bağlıyorlar: Sunucular ve muhabirler ekrana siyahlar giyerek çıkıyorlar.  Viernes negro (Kara Cuma) adlı protesto kampanyasını başlatanlar RTVE’nin kadınları ama, yavaş yavaş erkek meslektaşları aralarına katılıyor. Kampanya kapsamında çok sayıda gazeteci twitter’da da #AsiSeManipula (#İşteBöyleManipuleEdiyorlar) hashtag’i ile maruz kaldıkları ayrımcılık ve içeriğe müdahale vakalarını paylaşıyor.

Türkiye Medyasında LGBTi Temsili

Kaos GL ve Pembe Hayat derneklerinin gazeteciler için hazırladığı bu rehberde Türkiye’de LGBTİ’lere yönelik politikalar anlatılarak, toplumsal cinsiyet eşitliğini gözetmek için hangi söylemlerin kullanılması gerektiği, şiddet ve intihar haberlerinin nasıl yazılacağı, haber kaynakları, haberde fotoğraf kullanımı, özel yaşamın gizliliği gibi konularda önerilerin sıralandığı rehberde, bir de LGBTİ kavramları sözlüğü bulunuyor.

Toplumsal Cinsiyet Odaklı Barış Gazeteciliği El Kitabı

 

İsveç kadın hakları örgütü Kvinna till Kvinna Vakfı tarafından hazırlanan bu 14 sayfalık çalışmada, çatışmaların toplumsal cinsiyet bağlamında daha derinlikli bir bakış açıyla haberleştirilmesi için pratik bilgiler yer alıyor. Kitapçıkta ayrıca, yazılı ve görsel basındaki uygulamaları izlemek üzere, eğitim amaçlı da kullanılabilecek bir bölüm var.

Cinsel Şiddet Alanında Hak Temelli Habercilik İçin Rehberler

2014 yılında yılında kurulan dernek, cinsel şiddet (tecavüz, cinsel taciz, sarkıntılık, istenmeyen cinsel temas içeren, ancak bunlarla sınırlı olmayan, bir dizi taciz edici ve şiddet içeren davranış) konusunda çalışan en yetkin  örgütlerin başında geliyor. Cinsel şiddetle ilgili topluma zarar veren yanlış algı ve inanışların kırılmasını, dönüşmesini sağlamak ve medya emekçilerine cinsel şiddet olaylarının haberleştirilmesinde yol göstermek amacıyla hazırlanan “Doğru Kelimeleri Kullanmak: Cinsel Şiddet Üzerine Haber Oluşturmak” kitapçığı ve “Cinsel Şiddet Alanında Hak Temelli Habercilik” broşürü, Türkçe’de alanındaki en kapsamlı çalışmalar.

Ana Akım Medya ve Magazin Habercileri için LGBTİ Haberciliği Rehberi

ABD’de lezbiyen, gey, biseksüel, trans ve interseks (LGBTİ) bireyler tarafından LGBTİ’lerin medyadaki tasvir ve temsilini izlemek amacıyla kurulan sivil toplum kuruluşu GLAAD, bu rehberi özellikle ana akım medya kuruluşlarında çalışan gazetecilerle, magazin habercileri için hazırlamış. Rehber LGBTİ kişilerin medya tarafından olumsuz, basmakalıp temsillerini ve onlarla ilgili onur kırıcı materyal veya cinsiyetçi dil kullanımını önleme amacını güdüyor.

Medya, Seçimler ve Toplumsal Cinsiyet Araştırması

Avrupa Konseyi Medyada Çoğulculuk ve Medya Sahipliğinde Şeffaflık Komitesi (MSI-MED) uzmanları tarafından medyanın seçim dönemlerindeki haberciliğini toplumsal cinsiyet eşitliği açısından inceleyen bu çalışması, seçim kampanyalarında kadın ve erkek siyasetçilerin nasıl tasvir edildiğini ve toplumsal cinsiyetin seçmenlerin tercihlerini ne ölçüde etkilediğini irdeliyor. Çalışma, kadın siyasetçilerin erkek siyasetçilere oranla medyada daha az görünür olduğunu ve toplumsal cinsiyetlerinin sıklıkla tartışma konusu edildiğini görsteriyor.  Dahası seçim kampanyalarını izleyip, siyasetçiler ve mesajlarıyla ilgili haber ve yorum yapanların çoğu da erkek.

Medyanın Ayrımcı Diliyle Mücadele Eden Bir Kılavuz

2014 Şubat, Mart ve Nisan aylarında, Hürriyet, Sabah, Sözcü, Yeni Akit, Zaman ve Yeniçağ gazetelerini ayrımcı dil kullanımı açısından inceleyerek hazırlanan “Ayrımcı Dile karşı Habercilik Kılavuzu”nun yazarlarından Mahmut Çınar, medyamızda en yaygın ayrımcılık türünün cinsiyetçilik olduğunu söylüyor. Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya Bölümü öğretim görevlisi Çınar, Bianet’e verdiği mülakatta etnik ve dini ayrımcılıkla, ırkçı söylemin de çok medyada yerleşik olduğuna dikkat çekiyor.

Gazeteciler IŞİD’den Kurtulan Ezidilerle Röportaj Yaparken Etik Davranmadı

Birleşmiş Milletler Irak’ta binlerce Ezidi’yi öldürüp, çoluk çocuk binlercesini de köle olarak kullanan IŞİD’in Ezidi halkına karşı işlediği suçların soykırım kapsamında değerlendiriyor. Nitekim Ermenistan Ezidi soykırımını tanıyan ilk ülke olmustu, Uluslararası Kadın çalışmaları Forumu’nun hazırladığı bir rapora göre, hayatta kalan Ezidilerle röportaj yapan gazetecilerin çoğu ise, sorumlu habercilik yapmadı ve etik açıdan sınıfta kaldı. Nedenlerini raporun yazarları Manmouth Üniversitesi sosyoloji bölümünden Johanna Foster ve avukat Sherizaan Minwalla’nın Columbia Journalism Review’e verdiği örnekler üzerinden aktaralım:

Foster IŞİD militanlarının sistematik tecavüzüne maruz kalan Ezidi kadınlar için sıklıkla “seks kölesi” sıfatı kullanıldığını hatırlatarak, tercih edilen bu dilin şiddeti bağlamından kopardığına, bir savaş suçu olan tecavüzü gereksiz bir röntgenci hazza hizmet edecek hale dönüştürdüğüne dikkat çekiyor.

Raporun hazırlanma sürecinde 90 Ezidi kadınla mülakat yapan avukat Minwalla ise, gazetecilerin bu kişilerin %85’ini ya anlatmak istemedikleri detaylar konusunda konuşmaya zorladıklarını ya da anlattıklarını mahremiyetlerini ihlal ederek haberleştirdiklerini söylüyor. Minwalla, pek çok haberde IŞİD’in uyguladığı şiddetten hayatta kalanların rızaları alınmadığı halde yüzlerinin gizlenmeden kullanıldığını nitekim görüştüğü kadınların da çoğu zaman istemediklerini söylemelerine rağmen fotoğraflarının çekildiğini söylemiş. Foster ve Minwalla’nın raporuna buradan ulaşabilirsiniz.

Peki, cinsel şiddetten hayatta kalanlarla röportaj yaparken ve bu konuda haber yaparken nelere dikkat etmeli? Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği’nin bu konudaki kapsamlı çalışmasına kütüphanemizden okuyabilirsiniz. Kütüphanemizde aynı konuda uluslararası kuruluşlarca hazırlanmış diğer rehberlere de buradan erişebilirsiniz.

Avrupa Gazetecilik Sendikalarında Toplumsal Cinsiyet Eşitliği

1995’te Birleşmiş Milletler Dördüncü Dünya Kadınlar Kongresi’nde Pekin Deklarasyonu’nun kabul edilmesiyle, kadınların ilerlemesi için medyanın daha fazla katkı yapma olanağı yaratılmış oldu ve hemen ertesinde de eşitliğin nasıl sağlanacağına ilişkin özel tavsiyeler sıralandı. Sonuç olarak bir çok basın-yayın ve gazetecilik sendikası toplumsal cinsiyet eşitliğini gündem ve çalışma programlarına ekledi.

Bu rehber Uluslararası Gazeteciler Federasyonu’nun (IFJ) parçası olan Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ) ile bağlantılı sendikalar aracılığıyla, sözkonusu meslek örgütlerinin toplumsal cinsiyetten sorumlu yetkilileri ile ortaklaşa yapılan çalışmalara dayanıyor. Anketimiz henüz yapılması gereken çok iş olduğunu gösteriyor. Örneğin, genç kadınlar televizyonda hayli görünür olmakla birlikte, ekonomi ve politika gibi “ciddi” gazetecilik alanlarında hâlâ azınlıktalar.

Gazetecilik meslek örgütleri ve sendikalar, ekonomik ve sosyal haklarla ilgili görüşmelerde toplu pazarlık ve benzeri araçları kullanarak, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlayacak adımlar atılmasını teşvik ediyorlar. Ayrıca kadınlarla erkeklerin haberlerdeki tasvir ve temsilinde kalıp yargılardan arınıdırılmış ve daha duyarlı bir dil kullanımını cesaretlendiren ilkeler ve rehberler geliştiriyorlar.

Kollektif bir bütün olarak medya, toplumda insan haklarının ve kadınların eşitliğinin sağlanması mücadalesinde anahtar konumda ve kamuoyunu tartışmalar konusunda bilgilendirmek, eğitmek ve dünyayı adil, tarafsız ve etik bir üslupla temsil etmek konusunda büyük sorumluluğu vardır.

Sendikalar, mesleki hakları savunan örgütler olarak, sadece istihdam, eşit işe eşit ücret, sağlık ve emeklilik meseleleri ile değil, iş ve aile yaşamı arasında denge kurulması, işyerinde taciz ve istismar, kadınların karar alma mekanizmalarına katılımı gibi iş yaşamında kadın erkek dengesini sağlayacak konularla da ilgilenmek durumunda. Her bir ülkeye özgü ihtiyaçlar ve ulusal yasalar farklı olduğundan, sendikalar da toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak için ulusal, bölgesel ve kurumlar düzeyinde farklı araç ve yöntemlerden yararlanıyorlar. Bu kılavuzda örneklerine yer verdiğimiz üzere, bazen küçük bir jest büyük etki yaratabiliyor. Örneğin İsveç ve İngiltere’de gazetecilik sendikalarının organize ettikleri etkinlikler boyunca çocuk bakımı masraflarını paylaşması ya da kreş hizmeti sağlaması, hem etkinliklere hem de sendika üyeliğine katılan kadınların sayısını artırmış. Dolayısıyla bu kılavuzdaki iyi uygulama örneklerinin, meslek örgütlerine toplumsal cinsiyet eşitliği politikalarını belirlerken ilham vermesini umuyoruz.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine Duyarlı Habercilik İçin İlkeler Kılavuzu

Toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı medya haberciliği ilkeleri, medyanın dünyayı toplumsal cinsiyet eşitliğini gözeterek tasvir etme ve bu sayede daha kapsayıcı, daha eşitlikçi toplumlar yaratma çabasını desteklemek üzere oluşturuldu.

İlkeler, her biri toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı haberciliğin bir veçhesine karşılık gelecek şekilde, dört bölüm olarak hazırlandı.

Bölüm 1: Medyada kadınlarla erkekleri, insan deneyimlerine ve toplumsal kompozisyona uygun şekilde, dengeli bir biçimde temsil etmek için kaynak ve haber seçimi

Bölüm 2: Klişelerden arınma yoluyla kadınlarla erkeklerin dengeli tasviri

Bölüm 3: Toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı dil kullanımı

Bölüm 4: Medya kuruluşları içinde toplumsal cinsiyet eşitliği

Toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı habercilik yapabilmek için nelere dikkat edilmeli? Kılavuzun sonunda bu amaçla hazırlanmış pratik bir kontrol listesi bulacaksınız.

Göç Hareketleri ve Medyada Göçmen Haberleri

“Bu çalışma Türkiye’nin medya üzerinden toplumsal göç sorununa bakış açısını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Makale, ayrıca göçmenlerin uyum çalışmalarına uluslararası çözümler bulabilmek için medyanın toplumsal sorumluluğunu hatırlatmaktadır. Bu amaçla, yeni medya haber metinleri söylem analizi yöntemi kullanılarak incelenmiştir. İncelenen haber metinleri ile göçmenler konusunun hükümet politikalarını ve politikacıların geleceğini belirleyebilecek kadar önemli bir soruna dönüştüğü tespit edilmiştir.”

Türkiye’deki Kadın İzleyicilerin TV Programlarındaki Kadın Alımlaması

“Alımlama çalışmaları, medya mesajı ile izleyici arasındaki etkileşimi konu ederek izleyiciyi anlam üreticisi olarak kabul eder. Çalışma, benzer demografik özelliklere sahip iki grup izleyicinin, diziler, haber bültenleri, gerçeklik televizyonu gibi televizyon programlarında kadın karakterleri nasıl alımladıklarını tespit etmek ve karşılaştırmayı amaçlamaktadır. Araştırmaya katılan kadınların her birinin, izledikleri dizi ve haber programlarında kadının, ailesi içerisinde kocası ile birlikte mutlu olabilmesi, ailesi için mücadele etmesi ve geleneklerine bağlı gibi özellikleri sıralamaları, toplumsal cinsiyet kodlamaları içerisinde kadının erkek tarafından denetimini kabul ettiğini imlemektedir. Kadının cinsiyet sınıflaması açısından daha çok erkek egemenliğinde olan bir alanda yer almasına karşın, bu alanda var olabilmenin koşulunun ‘erkek gibi’ olmak gerekliliği tespit edilmiştir. Ayrıca aynı toplum içerisinde sosyalleşen kadın bireylerin, eğitim seviyeleri farklı olsa da, hemcinslerine ve erkek cinsiyetine bakışları ve algılarının benzer özellikler gösterdiği saptanmıştır.”

BBC’nin Ekrana Çıkardığı Konukların Yarısı Kadın Olacak

İngiliz yayın kuruluşu BBC, yıl sonuna kadar programlara davet edilen uzman konukların yarısının kadın yarısının erkek olmasını garanti etmeyi hedefliyor. BBC’den yapılan açıklamada, konuyla ilgili bakan, örgüt temsilcisi ya da yetkililerle mülakatların yapılmaya devam edileceğini ancak, haber, güncel olaylar ve tartışma programlarına yorumcu olarak çıkacak kişiler için toplumsal cinsiyet eşitliğine dikkat edileceğini duyurdu. Kadınların Eşitliği Partisi’nin lideri Sophie Walker, duyuruyu memnuniyetle karşıladıklarını ancak işin normalinin bu olduğunu, olayı bir yenilik yapıyorlarmış gibi sunmanın yanlış olduğunu söylüyor: “Korkarım bu duyuruyu BBC’nin hala çözülmemiş olan kadınlar aleyhine maaş eşitsizliği meselesinin üzerini örtmek için yaptılar. Böyle düşünülmemesini istiyorlarsa, kurum içindeki yapısal eşitsizliği bir an önce gidermeliler”.

BBC uzman ve yorumcular için yarı yarıya kadın/erkek dengesinin tutturulup tutturulmadığını aylık olarak izleyeceklerini bildirdi. Bazı programlar toplumsal cinsiyet dengesi kuralını uygulamaya başlamış durumda.

Türk Medyasının Cinsiyetçi Dilinden Örnekler

Kadını “namus” ve “ahlak” gibi son derece kişisel ve muğlak terimler çerçevesinde ele alan, onu cinsellik, iktidar, aşk, aldatma/aldatılma, intikam, kıskançlık gibi konuların merkezine yerleştiren, “annelik” ve “ev kadınlığı” gibi rollerin bir kadının birincil vasıfları olduğu kabulüne hizmet edecek şekilde hareket eden bir medyamız var. Türkiye medyasının cinsiyetçi dilini bazı sinir bozucu haberleri derleyerek örnekledik; bu dilin yakın gelecekte silinmesine tanık olmayı dileyerek paylaşıyoruz.

Selen Doğan: “Medya nefret dili kullanarak para kazanıyor”

Medyanın toplumsal cinsiyet eşitsizliğiyle savaş ve çatışmalı ortamdaki rolünü değerlendiren Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği Genel Yayın Yönetmeni Selen Doğantoplumsal cinsiyet eşitsizliğinin kadın ve kız çocuklarının elinden tüm fırsatların almasını “kader” diye sunulmasıyla başladığını belirtti.

Medyada Transfobik ve Homofobik Nefret Söylemi Raporu

Tam adı “Gasteler Bizi Söyler: Medyada Transfobik ve Homofobik Nefret Söylemi Raporu 2016-Nefret, Kalıp ve Görünmezlik Duvarı” olan bu çalışmada Kaos GL’nin 2016 Medya İzleme Raporundan yola çıkarak LGBTİ’lerin medyadaki temsilinin değerlendirildiği çalışmada nefret söylemi içeren haberlerin analizlerine yer verilmiş.

Kadın Ve Medya Politika Dökümanı

Başbakanlık Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü KSGM tarafından AB ile uyum çalışmaları çerçevesinde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği için Eylem Planı 2008-2013 için hazırlanan çalışmada kadınların medyada yer alışı (konu olarak kadınlar), medya sektörüne çalışanlar olarak katılımı ve tüketicileri olarak medyaya erişimi inceleniyor. Raporda ayrıca 2008’e kadar uygulanan politikaların genel özeti ile 2008-2013 yılları arasında Medyada toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlılığın geliştirilmesi ve medyadaki cinsiyetçi temsillerin dönüştürülmesi için uygulanacak eylem hedef ve stratejilerinin listesi yer alıyor.

Medyada Kadınların Temsil Biçimleri Araştırması

Kadınların medya izleme grubu MEDİZ için hazırlanan ve  “Medyada Cinsiyetçiliğe Son” kampanyası kapsamında yürütülen araştırmanın amacı “Türkiye’de medyada cinsiyetçiliğin tespit ve teşhiri” olarak belirtilmiş.

MEDİZ’in araştırmasındaki bulgulara ilişkin Bianet’teki ilgili haberi de okuyabilirsiniz.

KAOS GL Derneği Medya İzleme Raporu

Dernek 2008’den beri lezbiyen, gey, biseksüel, trans ve intersekslerin (LGBTİ) medyada yer alış biçimlerini izliyor.  Türkiye’de yayınlanan günlük gazeteler, çeşitli anahtar sözcükler üzerinden Ajans Press aracılığıyla süzülüyor. LGBTİ’lere yönelik doğrudan bir sterotipleştirme, aşağılama ya da nefret söylemi olmayan haberlerin olumlu kategorisinde derlendiği raporda, haber yazımında dikkat edilmesi gereken kurallar da var.

Türkiye Medyasında Kadınların Temsili: Gazete ve İnternet Haberciliği Raporu

Kadınların faili yahut mağduru olduğu olayların haberleştirilme süreçlerinin toplumsal cinsiyet açısından değerlendirildiği rapor Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden Feyza Akınerdem tarafından, Hrant Dink Vakfı için hazırlanmış. Kadına yönelik ayrımcılığın etnik, dini ve siyasi temelli olan örneklerine de yer vermesi bakımında dikkat çekici.

Küresel Toplumsal Cinsiyet ve Medya Araştırması Önraporu

In December 2013, UNESCO and partners gathered media organizations, media professionals, academics, policy-makers, civil society groups, and development agencies in Bangkok for a Global Forum on Media and Gender. The Forum took the 1995 Beijing Declaration as its reference point and resulted in the setting-up of a pioneering Global Alliance on Media and Gender (GAMAG). The aim of GAMAG has two main dimensions: Firstly, it will ensure constructive dialogue between media partners and civil society; secondly, it will enable all stakeholders to collectively give momentum to women’s access to expression and decision-making by promoting a gender-inclusive media and communication environment.

Medya ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Küresel İttifakı için Bilimsel Gündem

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO ve Uluslararası Medya ve İletişim Araştırmaları Derneği’nin IAMCR, Medya ve Cinsiyet Eşitliği Küresel İttifakı GAMAG için hazırlanan çalışma.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Sağlanmasında Medya Okuryazarlığının Rolü

“Çalışmada medya okuryazarlığı uygulamalarının, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamaya yönelik çalışmalara katkısının ele alınması amaçlanmıştır. Bu amaçla kadınların medyada temsil ediliş biçimlerinden yola çıkılarak, medya okuryazarlığı kavramı irdelenmiş ve medya okuryazarlığı dersi kapsamında kullanılan materyallerin metinlerine ilişkin inceleme ve medya okuryazarlığı dersi veren öğretmenlerle gerçekleştirilen derinlemesine görüşmeleri de kapsayacak şekilde Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde gelişen Türkiye’deki medya okuryazarlığı uygulamaları değerlendirilmiştir.”

Türk Medyasında Yabancı Kadın Profilleri

“Medya, günümüzde kadın bedeni üzerinden cinsellik öğesini yoğun biçimde sunmakta, böylece yerleşik toplumsal cinsiyet kalıpları doğrultusunda okurlarını yönlendirebilmektedir. Bu çalışmanın amacını “Antalya’ya yönelik yayın yapan gazetelerde ‘yabancı kadınlar’ nasıl temsil edilmektedir” sorusu oluşturmaktadır.”

Küresel Medya İzleme Projesi GMMP Raporları

Haber medyasında ve haber medyası aracılığıyla toplumsal cinsiyet eşitliği amacı güden bir araştırma ve savunuculuk girişimi olan Küresel Medya İzleme Projesi (GMMP), Dünya Hristiyan İletişim Derneği tarafından 1995 yılından bu yana her 5 yılda bir yapılıyor. Projenin Türkiye Koordinatörü Prof. Dr. Nezih Orhon, haber yayın organlarında (gazete, radyo, internet, sosyal medya, vb.) kadın tasviri ve temsilinin haritalandırılması olarak nitelediği çalışmanın eğitim, siyasi savunuculuk, kamusal farkındalık, kadın hakları aktivizmiyle birlikte medya ve iletişim siyaseti geliştirme alanlarında faydalı veriler sağladığını söylüyor.

Raporlarla ilgili Bianet’in yapmış olduğu haberler için bkz.:

 

2015

https://m.bianet.org/bianet/medya/169817-medyada-cinsiyet-esitsizligi-haberleri-kim-yapiyor-haberler-kimi-goruyor

http://www.tkdf.org.tr/haberlerduyurular.aspx?id=171

2010

https://www.haberler.com/kuresel-medya-izleme-projesi-2010-2258448-haberi/

http://kazete.com.tr/haber/medyada-cinsiyet-onyargisi-suruyor_12358

2005

http://bianet.org/bianet/bianet/74694-medya-kadina-magduriyet-aynasi-tutuyor–2

Medyada Cinsiyete Dayalı Ayrımcılıkla Mücadelede İzleme Grupları

“Çalışma ile MEDİZ’in faaliyetlerinin genişleyerek devam etmesinin ve toplumsal cinsiyet eşitliği için çalışan tüm kuruluşların konuya önem verip konuyu gündemlerine almalarının medyada cinsiyete dayalı ayrımcılıkla mücadelede kilit bir role sahip olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. “

Kadın Odaklı Habercilik ve JİNHA Örneği

Bu çalışmada, iletişim alanındaki hak haberciliğine dair kuramsal altyapıdan hareketle, kadın odaklı habercilik bağlamında Türkiye’nin ilk ve tek örneği olan Jin Haber Ajansı (JİNHA) konu ediliyor ve JİNHA vasıtasıyla, ana akım medyanın cinsiyetçi dilinde çatlaklar yaratabilme, kadın haklarını gözeten, alternatif bir haber dili oluşturabilme imkânı üzerine değerlendirme yapılıyor. 

Kadın Cinayeti Haberlerindeki Cinsiyetçilik

“Bu makalede medyanın rolü Radikal gazetesi örneğinde ele alınmaktadır. İlk olarak dünyadaki ve Türkiye’deki görünümleriyle kadın cinayeti olgusu sosyolojik olarak değerlendirilmektedir. İkinci olarak, Radikal gazetesinde 2013 yılında yayınlanan 79 aile içi şiddet temelli kadın cinayeti haberinin haber değeri ve haber yapma biçimi sorgulanmaktadır. Kadın cinayeti haberlerinin başlık ve metinleri içerik analizi tekniğiyle değerlendirilerek, Radikal gazetesi örneğinde medyada cinsiyet temelli ayrımcılığın ve cinsiyetçiliğin izleri sorgulanmaktadır. Kadın cinayetlerini sıradan, normal ve sansasyonel haberlere dönüştüren medyanın, cinsiyetçi söylemi yeniden üretme biçimleri tartışılmaktadır.”

Toplumsal Cinsiyet Bağlamında Türkiye Yazılı Basınında Şiddet Haberleri ve Haber Fotoğrafları

7 Ekim ve 20 Ekim 2011 tarihleri arasında yayınlanan ve bu dönemde tiraj açısından en yüksek orana sahip Zaman, Posta, Hürriyet, Sabah ve HaberTürk gazetelerinde (Medyatava 2012) yer alan şiddet olaylarına ilişkin haberler incelenmiştir. Çalışma, kadına/erkeğe yönelik şiddet ve kadının/erkeğin uyguladığı şiddete ilişkin haber metinleri ve haber fotoğraflarıyla sınırlıdır. Metin analizinde, eleştirel söylem çözümlemelerinden yola çıkılmıştır.Fotoğrafların temsil ettiklerinin anlamlandırılmasında ise göstergebilimden yararlanılmıştır. Araştırma, nicel verilerle de desteklenmiştir. Araştırma sonuçları genel anlamda gazetelerin özellikle kadınların aleyhine sonuçlanan bir yayıncılık anlayışıyla hareket ettiklerini göstermektedir. Bu açıdan özellikle Haber Türk ve Posta gazeteleri, toplumsal cinsiyet ilişkilerinden kaynaklanan şiddet eylemlerini pekiştirici, yeniden üretici bir konum sergilemişler ve sansasyonel bir yayıncılığı benimsemişlerdir. Zaman gazetesi ise bu konuda en az haber yayınlayan gazete olarak, şiddet olaylarını görünmez kılmakta ve Türkiye’deki “kutsal” ailenin dokunulmazlığını üretmeye katkıda bulunmaktadır. Bu açıdan Zaman gazetesinin muhafazakar yayın politikası, özellikle kadın bedeni üzerinden yürütülen ve aile kurumunun kutsanmasına hizmet eden dönemin hükümet politikalarını da destekler niteliktedir.

TGC Kadın ve Medya Kılavuzu

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin Kadın Komisyonu’nda ve Kadın Danışma Grubu’nda yer alan kadın gazetecilerin öneri ve katkıları ile hazırlanan kitapçık, “toplumsal cinsiyet eşitliği odaklı habercilik anlayışını yaygınlaştırmak, eril, cinsiyetçi dilin yerine eşitlikli bir dil yapısını oturtmak” hedefiyle hazırlanmış. İçinde örnekleriyle birlikte cinayet, tecavüz, cinsel taciz gibi konularda haber yaparken dikkat edilmesi gereken kurallar; çalışırken kadın haberciler olarak karşılaşılan sorunlar ve cinsiyetçi dilden ve kavramlardan kaçınmayı kolaylaştıran bir de sözlük yer alıyor.

 

Göç Konularında Toplumsal Cinsiyete Duyarlı Habercilik Rehberi

Dünya çalışma Örgütü (ILO) tarafından hazırlanan bu rehberde göç sorunu ve ona bağlı olarak gelişen insan ticareti konularında haber yaparken, toplumsal cinsiyet eşitliğini gözetmek için dikkat edilmesi gereken ilkeler 12 madde halinde özetlenmiş.

Medyada Kadın Olmak

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Kasım 2016 yılında, gazete ve dergilerde çalışan 40 bin 586 çalışandan yalnızca 15 bin 704’ü kadınmış. Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Kadın ve LGBTİ Komisyonu, medyanın bu erkek egemen ortamında çalışan kadınların iş yaşamında karşılaştığı ayrımcılığı ve şiddeti ortaya koymak ve görünür kılmak amacıyla 221 kadınla sanal ortamda görüşerek bu raporu hazırlamış.

Toplumsal Cinsiyete Duyarlı Yazım Rehberi

Türkçede sözcükler İngilizce, Almanca, Arapça ya da Yunanca gibi dillerden farklı olarak, eril ve dişil olarak ayrılmaz. Ayrıca üçüncü tekil kişi zamiri (O) de kadın ve erkek için farklı kullanılmaz. Ama bu durum Türkçenin cinsiyetçilikten uzak olduğu anlamına gelmiyor. Kadir Has Üniversitesi Kadın Çalışmaları Merkezi Türkçe’deki cinsiyetçi kelime, ifade, deyim ve atasözlerinden derlenmiş örneklerle, bu tür ifadelerin kullanımından kaçınmanın yollarını gösteren bir rehber hazırlamış.

Suriye Krizinde Toplumsal Cinsiyet Temelli Şiddet Olayları İçin Etik Habercilik El Kitabı

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu tarafından Suriye krizi bağlamında hazırlanmış bu ilk rehber, uluslararası etik prensipler üzerinden mağdurların, ailelerinin ve içinde bulundukları sosyal çevrenin güvenliğini, mahremiyetini ve haysiyetini zedelemeden haber yapma tekniklerine yer veriyor. Kitapta, ilgili kavramlar ve terminoloji, karşılaşılabilecek etik ve pratik sorunlar ile toplumsal cinsiyet temelli şiddet ile mücadele eden ve hayatta kalanlara destek veren bazı kurumlarla ilgili tanıtıcı bilgiler de yer alıyor.

LGBT haberciliği kılavuzu

1907’den beri faaliyet gösteren ve dünyanın en büyük gazetecilik sendikalarından biri olan İngiliz Gazeteciler Sendikası (NUJ), görsel, işitsel ve dijital medya ayrımı gözetmeksizin tüm medya çalışanları için, LGBTi haberleri konusunda haber yazımından, içerik üretimine, başlık ve spot yazımından, düzeltmenliğe her çeşit gazetecilik faaliyeti için referans olacak ilkeleri sıralamış.

Dengeyi Doğru Kurmak: Gazetecilikte Cinsiyet Eşitliği Elkitabı

Toplumsal cinsiyet ayrımcılığı ile mücadele amaçlı kitapçık, kadın medya çalışanlarının güncel statüsünü, eşitsizlik düzeylerini ve alanlarını irdeleyerek, haber merkezlerinde, medya kuruluşlarının yönetici odalarında ve sendikalarda eşitliği anaakımlaştıracak adımlar için öneriler sıralıyor.

Toplumsal Cinsiyet Odaklı Etik Gazetecilik İçin Kaynak Kitapçıklar

Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFC) ile Dünya Hristiyan İletişim Derneği’nin (WACC) işbirliği ile hazırlanan ve iki ayrı kitaptan oluşan eğitim amaçlı bu çalışma, haber içeriklerindeki toplumsal cinsiyet eşitsizliğine ve medya sektöründeki öz-denetim mekanizmalalarının yokluğuna/yetersizliğine bir yanıt olarak hazırlanmış.  Birinci kitapta toplumsal cinsiyet, medya ve mesleki etik kuralları çerçevesinde kavramsal konular ele alınıyor. İkinci kitapta ise toplumsal cinsiyet açısından etik haberciliğin ana ilkeleri, çeşitli temalar altında sıralanıyor.

Cinsel Şiddetin Hayatta Kalanları ile Röportaj Yapmak

İnsan hakları alanında çalışan ABD New York merkezli sivil toplum kuruluşu Witness’ın hazırlamış olduğu bu rehber, literatürde bu alandaki en kapsamlı çalışmalardan biri sayılıyor. Videolu anlatımlarla da desteklenen rehberde, röportaj üretiminin her aşamasında dikkat edilmesi gereken hususlar, mülakat veren kişinin güvenliği açısından alınması gereken tedbirler ve vaka örnekleri ayrıntılı olarak izah ediliyor.

Tecavüzü Haberleştirmek / Hindistan’dan Bir Çalışma

2013 yılına ait resmî istatistiklere göre Hindistan’da her 21 dakikada bir bir tecavüz vakası yaşanıyor. Yeni Delhi merkezli Medya Vakfı’nın internet sitesi the Hoot, cinsel şiddet haberleri ve hayatta kalanların medyada temsilî konusunda hukuki çerçeveyi soru-cevap şeklinde hazırlanmış bir metinle anlatıyor.

Not: Hindistan’daki cinsel şiddet kültürü ve habercilik pratiklerine ilişkin aydınlatıcı bir yazıyı Bianet için Profesör Yasemin İnceoğlu kaleme almıştı.

Cinsel tacizi nasıl haber yapmalı, nasıl yapmamalı?

Almanya’nın 30 dilde yayın yapan uluslararası yayın kuruluşu Deutsche Welle’nin hazırladığı bu rehberde, cinsel şiddete, tacize, istismara ve tecavüze maruz bırakılanlara röportaj yaparken dikkat edilmesi gereken temel ilkeler sıralanmış. Metinde ayrıca, bu amaçla hazırlanmış daha ayrıntılı rehberlere erişim için internet linkleri de bulunuyor.

Kadın Cinayetlerini Haberleştirme Kılavuzu

2001 yılında kurulan ve sadece kadınların katılımına açık olan Filmmor Kadın Kooperatifi’nin hazırladığı bu çalışmada, medya çalışanlarının kadın cinayetlerini haberleştirirken dikkat etmesi gereken ilkeler ve yazım önerileri sıralanmış.

Kadınlar, Barış ve Güvenlik

Afrika Birliği’nin Birleşmiş Milletler ortaklığıyla hazırladığı rehber, çatışma sırasında ve sonrasındaki dönemlerde habercilik yapan Afrikalı gazeteciler için hazırlanmış. Amaç barış gazeteciliğini toplumsal cinsiyet odaklı hak haberciliğiyle birlikte yaygınlaştırabilmek.

Not: Güney Asya ülkeleri için UNESCO’nun katkılarıyla hazırlanmış, benzer bir gazetecilik el kitabını şuradan inceleyebilirsiniz.

Pulitzer Ödülleri’nde LGBT Temsili

ABD’deki en prestijli gazetecilik ödülü olarak bilinen Pulitzer’in 2018 yılı kazananları arasında kadınlara yönelik cinsel tacizleri ortaya çıkaran ve LGBT karşıtı bir Senatör adayını alaşağı eden gazeteciler vardı. Ayrıca eşcinsel bir romance ile eşcinsel bir şair de Pulitzer’e layık görüldü.

New York Times gazetesi ve New Yorker dergisi Hollywood’daki film yapımcısı Harvey Weinstein hakkındaki cinsel taciz ve tecavüz haberleriyle Pulitzer Ödülü’nü paylaştı. Bu yayın kuruluşlarının haberleri sonrasında başlayan #MeToo kampanyası çok sayıda sektöre yayılmış ve bu sektörlerde cinsel taciz, cinsiyet eşitsizliği gibi konuların tartışılmasını sağlamıştı. New York Times gazetesinde haberler Jodi Kantor ve Megan Twohey, imzası taşıyordu. LGBT topluluğunun bir parçası olduğunu geçtiğimiz günlerde açıklayan Ronan Farrow da ilgili haberleri The New Yorker için takip etmişti.

 

Washington Post gazetesi ise Alabama’daki Cumhuriyetçi Senato adayı Roy Moore hakkındaki cinsel taciz iddialarını ortaya çıkardığı haberiyle araştırmacı gazetecilik ödülünü kazandı. Moore suçlamaları reddetse de eyalette gerçekleşen seçimi Demokrat adayın kazanmasında bu haberlerin büyük etkisi oldu.

Eşcinsel olan Andrew Sean Greer, orta yaşlı eşcinsel bir adamın hikayesini anlattığı “Less” adlı romanı ile Pulitzer kazanırken, bir başka eşcinsel yazar Frank Bidart da “Half-light: Collected Poems 1965-2016” adlı toplu eserleriyle şiir dalında ödüle layık görüldü.